Elektrikli araçlarla ihtiyaç yüzde 40 artacak

Elektrikli araçlarla ihtiyaç yüzde 40 artacak

BTSO Meclis Üyesi, 21’inci Enerji Komite Üyesi Elektrik Mühendisi Erdal Aktuğ, enerji alanında yaşanan sıkıntılarla ilgili önerilerde bulundu. Yenilenebilir enerjiye geçmenin önemini vurgulayan Aktuğ, “Bursa’nın potansiyeli var.

Bütün çatılar boş. Güneş yatırımları sanayide 6,5-7 yılda geri dönüyor” dedi.
Araçlarda da bir dönüşüm yaşandığını anımsatan Aktuğ, “2024’ten sonra elektrikli araçlarla birlikte ihtiyacımız yüzde 40 artacak. Gemlik’e TOGG’u getirdik deyip takacak fiş bulamazsan olmaz. Elektrik alt yapısı, üretim, trafoların düzenlenmesi, dağıtım şebekeleri altyapısının güçlendirilmesi lazım” diye konuştu.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Meclis Üyesi, 21’inci Enerji Komite Üyesi Elektrik Mühendisi Erdal Aktuğ, elektrik zamlarının ülke gündemine oturduğunu, sonrasında yaşanan elektrik kesintilerinin enerji konusunu tekrar gündeme taşıdığını anımsattı. Yaşanan zam ve kesintide birçok etkenin bulunduğunu ifade eden Aktuğ, birinci nedenin dışarıya bağımlı olmamız olduğunu dile getirdi.
ikinci nedeni enerji yönetimindeki eksiklikler olarak dile getiren Aktuğ, yönetim zafiyetinin yaşandığını kaydetti. Planlama eksikliğinden bahseden Aktuğ, “Yakın zamanda yaşadığımız olaydan örnek vereyim. Tekirdağ ve Tuz Gölü’nde doğal gaz depolama alanımız var. Bu bölgeler çok önemli. Daha fazlası yapılmalı. İran, doğal gazı bir hafta kesti. Doğal gaz kullanımımızı yüzde 40 indirdik. Bursa’ya yaklaşık 1 milyar TL’ye mal olacak bir zarara sebep oldu. Belirttiğim iki kaynak, bize 15 gün yetecek kadardı. Neden bunu kullanamadık? Plansızlık ve yönetimsizlik burada başlıyor. Enerjiyi yönetenler yaz aylarında ya da ihtiyaç olmayan aylarda bu depodaki doğal gazı kullandılar. İhtiyacımız olduğu anda doğal gaz kalmadı” diye konuştu.
Üçüncü nedenin dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi olduğunu söyleyen Aktuğ, önceden TEDAŞ olarak bunu devletin yaptığını hatırlatarak, “Şu anda dağıtım şirketleri üzerinden alınan fonlar, enerji payları, KDV, dağıtım bedeli, özel tüketim bedelini, elektriğin üstüne giydirdiler. Dağıtım şirketleri kesime giden piliç gibi hantallaştı, şişti. Özelleşmeseydi ve devlet yönetseydi, hem paralar devlette kalırdı, hem de dağıtım şirketleriyle bu sıkıntıyı yaşamazdık. Şimdi TEİAŞ’ın özelleştirilmesinden bahsediliyor. Bu mutlaka durdurulmalı” dedi.

KADEMELENDİRME VE YATIRIM

Enerji kullanımındaki ücretlendirmede birinci kademeye tekrar bakılması gerektiğini vurgulayan Aktuğ, “İkinci kademe ona göre değerlendirilmeli. İkinci kademe önemli çünkü insanları tasarrufa iletiyor. O da olmalı. Bir ailenin normal tüketimi nedir? Hesabını kitabını yapıp, tekrar tekrar bakılmamalı. Evlerimizde ortak kullanım dediğimiz merdiven altı, asansör boşluğu gibi yerler daha önce dağıtım şirketleri özelleşene kadar birinci mesken ucuz tarifeydi. Özelleşme ile birlikte pahalı tarifeye geçildi. Aradaki fark dağıtım şirketlerinde kaldı. Dağıtım şirketleri de buradan kazandıkları paraları, yatırıma altyapıya harcamadılar. Yatırım sorunları nedeniyle Isparta’da kesinti yaşandı. ‘Kazandıysan yatırım yapman gerekiyor’ diye EPDK Özelleştirme Kanunu’nun bir maddesinde yazdı. Sıkıntılardan birisi de bu” dedi.

BARSELONA ÖRNEĞİ

Ortak alanlarla ilgili Barselona örneğini önerdiğini söyleyen Aktuğ, “Nilüfer Belediyesi başladı. ‘Bir daireye ruhsat alıyorsa, ortak kullanım ile ilgili giderlerini yenilenebilir enerjiden yapıyorsa, ruhsattaki harçlarını sıfır yapın’ demiştim. İnsanlar bununla ilgili bir şekilde teşvik edip, 10 blok yapıyorsa çatısına güneş yapsın ve ortak kullanım alanını karşılasın. Ruhsatı alırken harç alınmasın. Ortak kullanım bedeli mutlaka ucuz, birinci tarifeye göre olmalı. Bu uygulama EPDK’nın bir talimatına bakar. Burası da yüzde 15-20 oranında rahatlatır” diye konuştu.

DAĞITIM ŞİRKETLERİ DENETLENMELİ

Dağıtım şirketlerinin önceden genel müdürlükten denetlendiğini söyleyen Aktuğ, özelleşmeden beri denetlenmediğini dile getirdi. Bununla ilgili bir mekanizma oluşturulması gerektiğini ifade eden Aktuğ, “Enerji Bakanlığı, dağıtım şirketlerini belli periyotlarla denetlemeli. Sözleşme taahhütleri var ama hiçbir şekilde denetlenmiyorlar” diye konuştu.

KAYIP KAÇAK ORANI KALDIRILSIN, FİYAT TARİFESİ KARIŞIKLIĞI BİTSİN

Elektrik fiyatlarından örtülü şekilde alınan kayıp kaçak bedelinin kaldırılması gerektiğini vurgulayan Aktuğ, bunun şeffaf şekilde gösterilmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca kentin farklı noktalarındaki farklı fiyat uygulamalarından da vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Aktuğ, “Kimse bunu bilmiyor. Meskende oturuyor, ticarethane tarifesi ödüyor. Balat’taki aynı elektriği, Bademli’deki farklı ödüyor. İhsaniye, Özlüce farklı ödüyor. Çok büyük tarife karışıklığı var. Bunun için vatandaşın proje yapması, TEDAŞ’a başvurması lazım. Bunlar akıllı sayaçlarda belli. Devlet düzenliyorum deyip, sınıflandırabilir. Bu şekilde bir gün sonra elektrik fiyatlarında yüzde 28 indirim olur” diye konuştu.

YENİLENEBİLİR POTANSİYELİ NE KADAR?

Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelinden bahseden Aktuğ, “Yaklaşık 20 bin megavata yakın rüzgarda yenilenebilir potansiyeli var. Yaklaşık 20 bin de güneş potansiyeli var. Jeotermal ve diğer yenilenebilirler enerjiyi sayarsak, 50 bin megavatlık bizim yenilenebilir potansiyelimiz bulunuyor. Ne kadarı kullanılıyor? Rüzgarda 8832 megavat, potansiyelin daha yarısını kullanmamışız. Güneşte 7815 megavat kurmuşuz. Daha 13 bin megavat var. Jeotermalde de 10 bin megavattan fazla kapasitemiz var. Bin kullanmışız. 9 bini kullanılmamış. Yenilenebilir enerji kaynaklarının tamamının kullanılması yönünde kararlılık gösterilmeli” diye konuştu.

BÜROKRASİ HAFİFLETİLMELİ

Ortak kullanılan YEKDEM tarifesinin kaldırıldığını hatırlatan Aktuğ, buna tekrar geçilmesi gerektiğini kaydetti. Çatılarda kurulu güce kadar üretim yapma imkanı varken, sığdığı alan kadar üretime izin verildiğini belirten Aktuğ, burada işletmelerin yan taraflarında kendilerine ait bulunan boş arazilerini de değerlendirilmesine izin verilmesi gerektiğini dile getirdi. Yenilenebilir enerji yatırımında bürokrasinin azaltılması gerektiğini vurgulayan Aktuğ, enerji başvurusunda ve yapma aşamasında yaklaşık 160 belge hazırlandığını belirterek, “TSE, Karayolları, belediyeler, odalar, Genelkurmay Başkanlığı, MİT, kuş uçuş yolu ile ilgili radar üssünden görüş gibi birçok yerden izin alınması gerekiyor. Sanayici ve vatandaş lehinde bürokrasinin hafifletilmesi lazım” dedi.

DEPOLAMA SORUNU

Elektrikli araçlarla ihtiyaç yüzde 40 artacak

Türkiye’de 2015’te bunlar yapılmış olsa şimdi ne elektrik kesintisi, ne de zam olacağını savunan Aktuğ, elektrik ücretinde indirim dahi yapılabileceğini söyledi. Bu alanda en büyük sıkıntının akü sisteminde olduğuna da değinen Aktuğ, üretilen kaynağın tüketildiğini, depolama konusunda çalışma yapılması gerektiğine işaret etti.
Uygulamalarda birtakım değişiklikler yapılabileceğine de değinen Aktuğ, “Arazide üretilecek güneş enerjisinin dağıtım bedeli kaldırılmalı. Burada yüzde 22-23 gibi bir oran var. Kalkarsa sanayici bu yatırımı yarın yapar. TRT payı, enerji fonunu yıllarca söyledik kaldırıldı ama yüzde 3. Şimdi sıra dağıtım bedeline geldi. Yüzde 18 KDV, yüzde 5 tüketim vergisi kaldı. Yarın KDV ve tüketim vergisini kaldırıyoruz dedikleri anda yüzde 23 elektrik fiyatları aşağı gelir” diye konuştu.
Yenilenebilir enerjiye geçmenin önemini vurgulayan Aktuğ, “Bursa’nın potansiyeli var. Bütün çatılar boş. Bunu mutlaka bütün sanayiciler yapmalı. Güneş yatırımları sanayide 6,5-7 yılda geri dönüyor. Meskenlerde bu süre 8-10 yıl. Elektrik fiyatlarının artması ile birlikte bu geri dönüş daha kısa olacak. Geçen yıl elektrik fiyatı 0,62 idi, şimdi 1,70 oldu. 3’e katlamış. Güneşi her yerde yapmamız lazım ki Ocak ayında çok büyük bir hareketlilik başladı. Sanayiden de talep arttı” dedi.

YAZ-KIŞ UYGULAMASI

Elektrikli araçlarla ihtiyaç yüzde 40 artacak

Yaz-kış uygulamasından dolayı yüzde 4-5 daha fazla enerji tüketimi olduğunu savunan Aktuğ, “Sabahları çocuklar okula gidiyor. Bütün lambalar yanık; mazot, benzin, elektrik, su, fırın hepsini sabah çalıştırıyoruz. Akşam da aynı. Daha önce elektrik tüketimi farklıydı. Uygulama olsa kesin düşer” dedi.
Rüzgarın belli yerlerde olduğuna değinen Aktuğ, tüketimin üretildiği yerde yapılmasından dolayı burada sıkıntı yaşandığını kaydetti. Buradaki uygulamanın önü açılırsa ve iletim bedeli alınmazsa o zaman her fabrikanın kendi tüketimini yenilenebilir enerjiden sağlayabileceğine dikkat çeken Aktuğ, “Böylece üretim ve tüketimde temiz enerji olur ve Türkiye’nin yenilenebilir potansiyelini hızlı arttırırız. Doğal gaz bağımlılığımız hızla aşağı iner. Elektrik fiyatlarına da zam gelmez. Önümüzdeki süreçte bu çok revaçta olacak” şeklinde konuştu.

ARAÇLARDA DA ELEKTRİKLİYE DÖNÜŞ VAR

Avrupa’nın karbon emisyonu ile ilgili uygulamasına da dikkat çeken Aktuğ, ürün alırken, üretim süreçlerine dikkat edeceklerini hatırlattı. Araçlarda da bir dönüşüm yaşandığını anımsatan Aktuğ, “2024’ten sonra elektrikli araçlarla birlikte ihtiyacımız yüzde 40 artacak. Keşke dememek için elektrikli altyapıya yönelmemiz lazım. Herkes elektrikli araç alacak. Gemlik’e TOGG’u getirdik deyip takacak fiş bulamazsan olmaz. Bununla ilgili çalışmaya başlamak lazım. Elektrik alt yapısı, üretim, trafoların düzenlenmesi, dağıtım şebekeleri altyapısının güçlendirilmesi lazım” dedi.

 

 

Haber : Hürriyet 

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11 + fifteen =